Tarihi
Bulgar Ortodoks cemaatinin kilisesi, önceki ahşap yapının yerini aldı. Prefabrik demir taşıyıcı sistemi, ona halk arasında Demir Kilise adını kazandırdı.
Yapı, prefabrik metal mühendisliğini yoğun biçimde süslü bir kilise görünümüyle birleştirir. Bu yönü, 19. yüzyıl İstanbul’undaki mimari değişimin yalnız üslup değil, malzeme ve üretim yöntemlerini de kapsadığını hatırlatır.

Eserin hikâyesi
Demir parçalar Viyana’da üretildi, İstanbul’a getirilerek kıyıda birleştirildi. Bezemeli görünümünün ardında sıra dışı bir yapım öyküsü bulunur.
Parçaların bir şehirde üretilip başka bir şehirde birleştirilmesi, yapıya uluslararası bir inşa hikâyesi verir. Cepheyi taş sanmak yerine birleştirilen parçalar üzerinden okumak, Demir Kilise adını daha anlamlı kılar.

Önemli olaylar
- 1849
Bağışlanan ahşap ev ilk kiliseye dönüştürülür.
- 1898
Demir Kilise açılır.
Su üzerinden bakarken
Balat kıyısında açık renkli cepheyi ve çan kulesini arayın. Bu bir Haliç eseridir; tekneden görmek, her Boğaz turu yerine Haliç’i içeren bir programa bağlıdır.
Bu eser hakkında sorular
Sveti Stefan neden Demir Kilise olarak biliniyor?
Taş yapıyı andıran dış görünümüne rağmen taşıyıcı sistemi prefabrik demir parçalarla kurulmuştur.
Sveti Stefan Kilisesi nerede?
İstanbul’un Fatih ilçesinde, Balat’ta Haliç kıyısında bulunur.




